Bir Söyleşinin Ardından:
Prof. Dr. Ruşen KELEŞ
Hami KARSLI
Emekli Öğretmen
Mersin Yenişehir Belediyesi’nin “Emeğe Saygı
Söyleşileri” devam ediyor.
17 Aralık 2025 Perşembe günü, Yenişehir Belediyesi Atatürk Kültür
Merkezi’ndeki konuk Prof. Dr. Ruşen Keleş’ti.
Sayın Keleş 93 yaşında bir genç!
Genç diyorum, çünkü, Fransız Yazar Andre Maurois, Yaşamak
Sanatı adlı kitabında “Yaşlılık, artık geç kalındığı, oyunun oynanmış ve
sahnenin başka bir kuşağa geçmiş olduğu duygusudur” der. Gerçekten,
ülkemizde, daha ellili-altmışlı yaşlarda emekli olup köşesine çekilerek artık
sadece gençlerin yaptıklarını seyreden bir büyük yaşlı çoğunluğun yanında;
Prof. Dr. Ruşen Keleş gibi, yurt ve dünya sorunları üzerine durmadan okuyup,
yazan, konuşan, üreten ve yaşam sahnesinde dimdik duran, birisine rastlamak
adeta imkânsız gibi…
Bu yüzden Sayın Keleş 93 yaşında bir genç
insan!
*
Tanımayanlar için
kısaca anlatayım: Ruşen Keleş kimdir?
“1932’de Trabzon’da
doğdu. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi ve Hukuk Fakültesi’ni
bitirdi. 1965’te doçent, 1971’de profesör oldu. Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde
iki dönem dekanlık yaptı. ABD ve Japonya’nın çeşitli üniversitelerinde
araştırmacı ve konuk öğretim üyesi olarak bulundu.
AÜ SBF’de ODTÜ’de,
TODAİE’de, Bilkent Üniversitesi’nde, Doğu Akdeniz Üniversitesi’nde kentleşme,
yerel yönetimler, kentsel siyaset, çevre ve konut politikaları gibi dersler
verdi.
Halen AÜ SBF’de
emekli öğretim üyesi olarak derslerini ve akademik çalışmalarını
sürdürmektedir. Çeşitli dillerde yayınlanmış çok sayıda kitap ve makalesi
bulunmaktadır”
*
2018 yılında
kaybettiğimiz 1930 doğumlu Prof. Dr. İsmail Cevat Geray Sayın Keleş’in –okul
dönemi SBF’den başlayarak - çok yakın arkadaşıydı. Milli Türk Talebe
Federasyonunda beraber çalışmışlar, SBF ve Ankara’daki örgütlenmelerde yine
beraber görev üstlenmişler, hep aydınlıktan taraf olmuşlardı.
Ruşen Keleş “Kemalist
İdeoloji” ye sımsıkı bağlı bir akademisyen! Yetiştirdiği binlerce
öğrencisine uzmanlık alanı olan şehircilik, kentleşme politikaları, yerel
yönetimler, Türkiye’nin toplumsal yapısı, kooperatifçilik, halk eğitim ve
kırsal kalkınma öğretileri yanında, Atatürk’ün “en gerçek yol göstericinin
bilim, ilim” olduğunu da öğrettiğini görüyoruz.
Sayın Keleş’le
ilgili söyleşiyi –büyük ölçüde- Şehir Planlama ve Çevre Uzmanı Dr. Sibel
Gazi gerçekleştirdi. Kendisine Uluslararası İlişkiler Uzmanı Dr. Yakup
Şahin de eşlik ettiler. Sibel Hanım kendinden çok emin, rahat bir tutumla çok
başarılıydı.
Yenişehir Belediye
Başkanı Abdullah Özyiğit, ev sahibi olarak, kendisinin de Ruşen Keleş
gibi Karadenizli oluşundan söz ederek, övgü dolu bir konuşma yaptı.
Ruşen Bey, salona
biraz geç gelen, Eski Esenyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. Ahmet Özer’i
ayakta karşılayarak sarılıp öptü. Ahmet Özer’de Ruşen Bey’i bilinmeyen
yönleriyle anlatan çok güzel bir konuşma gerçekleştirdi.
Mersin Belediye
Başkanı Vahap Seçer, yoğun programı nedeniyle toplantıya katılamamış,
yerine – elindeki yazılı bir metni okuyarak - söyleşiye katılan büyükşehir
belediye meclis üyesi Uğur Önce'yi göndermişti.
Tüm konuşmacılar
Ruşen Beyi “hocaların hocası” diye tanıtırken bir konuşmacı da Ruşen Bey’in “hocaların
hocalarının hocası” olduğunu ifade etti.
*
Prof. Dr. Ruşen
Keleş, tüm söyleşi boyunca, yerel yönetimlerde atanan “kayyumlara” –daha
doğrusu bu kayyum olgusuna- karşı olduğunu ve ülkemizin geleceğini iyi
görmediğini sık sık vurguladı.
Sayın Keleş haksız
mı?
Dogmaların eleştirel akıldan üstün tutulduğu; enflasyon %240 iken maaşlara %5 zam yapılan; günde iki saat bile çalışmayan imama aylık 41 222 lira ödenirken, günde 12 saat çalışan bir işçiye 22 104 lira ödenen bir ülkede geleceğimizin iyi olma olasılığı var mı?